Daha önce bahsetmiş olabilirim ama bilmeyenler için tekrar edeyim: geçen sene İngiltere'de en en az bir sene daha kalacağım kesinleşince ilk iş kendime aylık 15 pounda sınırsız sinema kartı aldım. Şehir merkezinde misal Leicester Square'de tek sinema seansının o kadar olduğunu düşünürsek mükemmel bir fırsat olduğunu kabul etmek gerekir. Dolayısı ile tahmin edilebileceği gibi televizyon izlemeyi tamamen bıraktım, bilgisayarın başında olmadığım zaman sinemadayım kısacası. Neredeyse vizyona giren her filmi gördüm denebilir. Burdan ara ara gördüğüm filmlerle ilgili kısa yorumlar yapmaya karar verdim. Her film için bir "Demir Leydi" örneğindeki gibi tüm filmi yorumlayacak kadar vaktim yok, bunun daha ekonomik olacağını düşünüyorum.
Ocak 2012:
Mission İmpossible: Ghost Protocole / Görevimiz Tehlike Hayalet Protokolü: Bir öncekine göre çok daha anlamlı ve izlenebilir. Hatta zaman zaman komik bile. İzlenesi
The Artist / Artist: Sessiz ve siyah beyaz. Valentino'nun gerçek hayatından bir kesit. Kesinlikle renk ya da sesin eksikliğini hissetmeden iki saat geçiyor. Süper
Coriolanous / Korilanus : Ben severim Shakespeari. Bu oyunu da orjinal tarihi ingilizcesinden okumuşluğum var, üniversitede İngiliz dili edebiyatı derslerim sağolsun.. Havamı da atayım. Neyse dolayısı ile filmi izlemek benim için problem olmadı ama malesef arkadaşım kesinlikle karakterlerin neden bahsettiğini anlamadığı için 15 dakka sonra çıkmak zorunda kaldık :) Ama sanırım türkiyede türkçe alt yazı ile izlemek işleri kolaylaştırabilir.
Alvin and the Chipmunks: Chipwrecked: İzledim işte, beleşe değil mi bunu da izledim. Ama sizin izlemenize gerek yok :)
Happy Feet 2/ Neşeli Ayaklar 2 : Yukardaki yorum aynen geçerli
Puss in the Boots / Çizmeli Kedi : Güzel, Shrek olmadan da kedi ilginç. İzlenir
Underworld Awaking/ Yeraltı Uyanış: Yani beni bilen herkes vampir ve kurtadam olayını ne kadar sevdiğimi bilir ama malesef bu film bende hayal kırıklığı yarattı. Yani bu kadar bekledikten sonra biraz daha birşey bekliyor insan. Diğer filmlerdeki detay, estetik ve tarih yok. zaten 88 dakika film mi olur? ben daha tam adapte olmaya başlamıştım ki film bitti. 100 dakikanın altındaki film izlediğimde paramın karşılığını almış gibi hissetmiyorum. Yapımcılara teesüf ediyorum. Bir dahakine bu ayıbı telafi etmelerini bekliyorum.
Haywire/ Heyecan diyeceğim ama heyecanlı bir şey yok. Zeyna kıvamındaki bir kadının üstelik dönem kıyafeti bile yok bilumum adamları dövmesini izlemek istiyorsan tamam onun dışında bir sürü ünlü oyuncunun hiç bir şey katmadığı gereksiz bir film.
Warhorse / Savaş Atı :Güzeldi. Spielberg konuşturmuş yine. İzleyin derim.
Darkest Hour / En Karanlık Saat: Düşük bütçeli bilim kurgu ama izlenebilir.
Girl with Dragon Tatoo / Ejderha Dövmeli Kız : Karanlık. İzlenir ama çok karanlık bea...
Sherlock Holmes A Game of Shadows / Sherlock Holmes Bir Gölge Oyunu: İzleyin derim.
Don2: Ben beğendim. Bir Hint filmi olduğu için izleme şansını yok ama bilin yani güzeldi :) Shah Rukh Khan'a kötü adam olmak ayrı yakışmış. Bir kaç ay önce Ra One filmi de güzeldi ama bu kesinlikle daha eğlenceliydi.
Geçen aydan hatırladıklarım bunlar. Başka hatırlarsam eklerim. Sırada Subat :)
Londra'daki geçirdiğim zaman boyunca gözlerimi dört açıp İngiliz usulü hayatı, aşkı, arkadaşlığı ve henüz bilmediğim pek çok şeyi öğrendikçe merak edenlerle paylaşacağım.
Ey Meraklı Okuyucu,
HOŞGELDİN
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Şubat 2012 Cumartesi
19 Haziran 2010 Cumartesi
My Name is Khan
Uzun zamandır okulla iş arasına koşturmaktan ne film izlemeye ne de bir şeyler yapmaya yapmaya fırsat bulamıyordum. Geçen hafta iş yerimin verdiği öğrenme bozuklukları eğitiminde (her konu ile ilgili bir sürü eğittim veriyorlar ki bence bu harika) Asperger sendromundan bahsederken bu filmin adı geçti . Eve gidince bakayım dedim ama fırsat olmadı ta ki bu güne kadar. Burada pek çok Hintli arkadaşım var biliyorsunuz onlardan bir kaçına sordum filmi bilip bilmediklerini. Onlar da çok beğendiklerini söyleyince ben de yüce Google'a sordum nereden izleyebileceğimi hemen Türkçe alt yazılı seçeneği verdi. Alt yazılar arada görünmüyor ve görüntü kalitesi çok iyi olmasa da izlenebilir. Türkiye'de vizyona girmediğini düşünmediğim için alt yazılı olarak bulunca çok şaşırdım. Filmin resmi İnternet adresini veriyorum, korsanı özendirmemek için:
Filmin konusunu anlatmak istemiyorum, izleyin diyorum sadece. Ben salya sümük ağladım, duygu sömürüsü yapmadan duygulandırmayı başaran bir film. Daha önce de Black diye bir Hint filmi izlemiştim, kör ve dilsiz bir kızın hayat hikayesini anlatıyordu, o da çok başarılıydı. Bu tip filmleri izledikçe Bollywood filmlerine olan saygım giderek artıyor. Zaten önceden de renkli, danslı, müzikli olduğu için hoşuma gidiyordu ama bu filmler hem ciddi, hem gerçekçi, hem de başarılılar.
My name is Khan- Benim adım Khan- politik, romantik ve dramatik bir film. Hepsinin uygun dozda güzel bir karışımı. Eğer bu bir Amerikan filmi olsaydı çok daha taraflı ve daha kahramanlık vurgulu olurdu. Oysa hem yazar hem de yönetmen hikayeyi gerçeğe en yakın şekilde ele almışlar. Filmi benim için bu kadar etkileyici yapan şeylerden biri de buydu. Benim bir Amerikan filminde şaşırmam mümkün değildir, şimdiye kadar olan tecrübelerinizden zaten biliyorsunuz ki film yirminci dakikayı bulmadan olay örgüsü çözülür, bazı durumlarda karakterlerin diyeceklerine kadar detay verebilirim. Bu yüzden de artık eskisi kadar film izlemekten zevk almıyorum. Dünya filmlerini keşfetmemin zamanı gelmişti yani anlayacağınız.
Neyse filme geri dönersek sıradan olmayan insanların an az kendileri kadar sıra dışı hikayelerine güzel bir örnek bu film. Hayata bambaşka bir bakış açısı getiriyor. Bana biraz Forrest Gump'ı biraz da Sam'i hatırlattı Khan karakteri. Asperger Sendromu otizmin yüksek işlevsel bir türevi. Göz ve tensel temastan kaçınma, duygusal ifadeleri anlamakta ve göstermede zayıflık, mekanik olayları çok iyi kavrarken mecazi kavramları hiç anlamama ve benzeri özellikleri var. Filmde bunların hepsinden bir parça bulmak mümkün. Eğer Sean Penn'in I am Sam'ini ya da tom Hanks'ın Forrest Gump'ını beğendiyseniz Shahrukh Khan'ın Rizwan Khan'ını da beğeneceksiniz.
Filmde ana karakterin söylediği şeylere bir örnek vermek istiyorum.
Benim adım Rizvan Han. Size biraz farklı görünebilirim.Bunun nedeni Asperger Sendromu. İsmi, çocuklar arasındaki değişik davranışları fark eden doktor Hans Asperger'den geliyor. Aspergerli olmam aptal olduğum anlamına gelmiyor. Ben çok zekiyim fakat insanları anlamıyorum. İnsanların neden kastetmedikleri şeyleri söylediğini anlamıyorum. Mesela bana istediğin zaman evime gelebilirsin diyorlar, sonra da istediğim zaman onlara gidince neden bu saatte geldin diyorlar. Bazen insanlar kaba olduğumu düşünüyorlar. Kaba olmak istemiyorum, kaba olmak iyi değildir. Annem bana dünyada sadece iyi ve kötü insanların olduğunu söyledi ve ben iyi bir insanım...
Etiketler:
Benim adım Khan,
film,
My name is Khan,
shahrukh
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

